Erkan Akçay, Soma’da madencilik sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin yerli kömür üretiminin ve yeraltı kömür işletmelerinin daha güçlü teşvik mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Akçay, ithal kömür karşısında rekabet gücü zayıflayan yerli üreticilerin korunmasının hem istihdam hem de milli enerji politikası açısından kritik olduğunu vurguladı.
Yerli kömürün, özellikle yeraltından yüksek maliyetlerle üretilen kömürün mevcut şartlarda ithal kömürle rekabet etmekte zorlandığını belirten Akçay, ithal kömürün ton fiyatı belirli bir seviyenin altına düştüğünde ek vergi ya da fon uygulamasıyla yerli kömür kullanımını teşvik edecek mekanizmaların devreye alınması gerektiğini ifade etti.
Yerli kömüre dayalı termik santrallerin, Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ile elektrik üretim sözleşmesi imzalaması halinde 31 Aralık 2029’a kadar megavat-saat başına 75 dolar alım garantisinden yararlandığını hatırlatan Akçay, bu düzenlemenin amacına uygun kullanılmadığını savundu. Bazı santrallerin “yerli” statüsünden faydalanmasına rağmen ithal kömür kullandığını ileri süren Akçay, bu nedenle yerli kömür üreticilerinin söz konusu teşvikten yeterince yararlanamadığını dile getirdi.
Teşviklerin doğrudan yerli kömür üreticilerine verilmesi gerektiğini belirten Akçay, “Santrallere sağlanan destek, yerli kömüre dayalı üretim yapan ve hammadde tedarik eden yerli üreticilere doğrudan aktarılmalıdır” dedi.
Öte yandan 2016 yılında Maden Kanunu’nun 29’uncu maddesi kapsamında başlatılan “Yeraltı Kömür İşletmelerinde İşçilik Maliyet Artış Desteği” uygulamasına da değinen Akçay, 28 Haziran 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile destek oranlarına üst sınır getirildiğini hatırlattı. Yeni düzenlemeye göre desteğin 2024 yılı için yüzde 80, 2025 yılı için yüzde 50, 2026 yılı için yüzde 25 oranında uygulanacağı ve 31 Aralık 2026 itibarıyla sona ereceği belirtildi.
Akçay, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen desteğin 2023 yılında olduğu gibi kesintisiz sürdürülmesi ve kalıcı hale getirilmesi gerektiğini ifade ederek, yerli kömür ve madenciliğin stratejik bir sektör olduğunu, sürdürülebilir üretim ve istihdam için uzun vadeli politikaların şart olduğunu kaydetti.