Milli Eğitim Bakanlığı, çalışma takviminde 1.TEOG tarihini 29-30 Kasım olarak açıklamıştı. Hatta MEB,bu yıl ilk kez uygulanacak olan açık uçlu soruların örneklerini birkaç gün önce internet adresinde yayınlayacağını bile duyurmuştu. Sonra ne oldu? Cumhurbaşkanı bir canlı yayında “TEOG kaldırıldı”. Dedi.Milli Eğitim Bakanlığı, çalışma takviminde 1.TEOG tarihini 29-30 Kasım olarak açıklamıştı. Hatta MEB,bu yıl ilk kez uygulanacak olan açık uçlu soruların örneklerini birkaç gün önce internet adresinde yayınlayacağını bile duyurmuştu. Sonra ne oldu? Cumhurbaşkanı bir canlı yayında “TEOG kaldırıldı”. Dedi.NASIL YANİ? Üzerinde çalışmadan, değerli eğitimciler ve bilim adamları ile istişarede bulunmadan, alternatifin ne olduğunu açıklamadan, aylardır hatta yıllardır bu sınava hazırlanan öğrenciler düşünülmeden… TEOG kaldırıldı. Sistem değişecek.Hangi düşünceyle kaldırıldı? Yerine ne gelecek belirsiz.
Maalesef Türkiye’de her kesimi memnun eden, zengin ve fakiri ayırmayan, okul, öğretmen ve öğrenciye eşit hakların sağlandığı bir düzen yok. Ülkemizde eğitim uygulamaları ile ilgili sürekli yeni kararlar alınıyor, deneniyor ama uygulamalar ve kararlar sık sık değiştiriliyor.
Sadece son yıllara bile baktığımız da bunu görmek mümkün. Okul öncesi eğitimi önce zorunlu oldu sonra iptal edildi, okula başlama yaşı düşürüldü, çocuğunu küçük yaşta okula göndermek istemeyen aileler çocuklarına rapor almak zorunda bırakıldı, sonra vazgeçildi. Tartışmaya açık şekilde Fatih eğitim projesi başlatılarak çocuklara tablet dağıtıldı ama devamı gelmedi, zaten olumlu sonuçta alınamadı. Sınıflara akıllı tahta takıldı ama her bölgeye ulaşmadı. Kırsala ya okul yapılmadı ya öğretmen gönderilmedi, ya da yeterli sayıda yatılı bölge okulları açılmadı ve çocuklar küçük yaşlarda servisler de helak oldu. TEOG ya çok zor oldu ya da çok kolay yapılarak eleme sistemi geçerliliğini kaybetti. Sorular sızdı, sınavı yapan ve değerlendiren kişi ve kurumlara itimat kalmadı. Bu örnekleri artırmak mümkün!
Oysa eğitim meselesi siyaset malzemesi olmamalıdır. Eğitim, siyaset ve siyasilerin de üstünde bir konudur. Ancak bu bilinen bir olgu olmasına rağmen 2002 – 2016 tarihleri arasında AKP hükümeti Milli Eğitim alanında 6 bakan değiştirdi. Aynı hükümetin bakanları her görev değişiminde kendi koydukları sistemi eleştirdi ve değiştirdi.
İlköğretimden, ortaöğretime geçişte sırasıyla; LGS gitti, OKS geldi. OKS gitti, 3 aşamalı SBS geldi. 3 aşamalı SBS gitti, tek SBS geldi. SBS gitti, TEOG geldi. Şimdi TEOG da gitti.Bakalım yerine ne gelecek?
Sözünü ettiğimiz ve tekerlemeye benzeyen bu cümleler; Milli Eğitim’in kendisi!
Geçmişten günümüze sistemlerin varlığı ve doğruluğu, tartışmaya açık bir konu. Bu bağlamda belki TEOG’u kaldırmak yanlış da değil. Hatta yerinde bir karar bile olabilir. Ama neden tek başına bir kişi konu hakkında karar veriyor? Bu işin uzmanlarının fikri neden alınmıyor? Milletle paylaşılmıyor. Hatta Bakanlığın bile sonradan haberi oluyor. Önce karar açıklanıyor sonra konuyla ilgili zirve yapılıyor. Bakan da kararı taksi durağından açıklıyor. Her şey bir oldubitti havsında yapılıp geçiliyor.Bir şeylerin ters işlediği aşikar Durumda manidar. Öte yandan TEOG’un kaldırılmasını İmam Hatip Liselerine daha nitelikli öğrenci yönlendirmesi sağlamak için giden yola bağlayan görüşler de mevcut.
Bekleyip, göreceğiz.TEOG yerine nasıl bir sistem gelecek ve bu değişimin sonuçları neler getirecek?
Umarız ki bir kuşak daha sistem mağduru olmaz. Umarız ki Milli Eğitim her kademe de sistemi çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırarak, irfanı hür, vicdani hür, ahlaki değerleri yüksek nesiller yetiştirir. Türkiye’de ilerlemesini, gelişmesini, kalkınmasını gençlerin aldığı eğitimler sonucunda gerçekleştirir.
DİPÇE:
En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.
M.KEMAL ATATÜRK