Tüm Türkiye, geçen hafta Ordu ilinde yaşanan Ceren ÖZDEMİR cinayetini konuştu, tartıştı ve yorumladı. İlk bakışta diğer kadın cinayetlerinden farklı bir hikayesi ve gerçekleşme şekli vardı. Açık cezaevinde mahkum iken firar eden Özgür ARTUÇ isimli psikopat ruhlu bir cani, hiç tanımadığı bir insanı gözüne kestirmiş, kilometrelerce takip edip evine gireceği sırada hunharca bıçaklayarak katletmişti.
Olay duyulur duyulmaz hepimiz önce, masum ve savunmasız bir şekilde yakalanıp öldürülen genç kızımıza odaklanarak onun hikayesini basın ve medyadan takip ettik. Sonra derin bir üzüntü içine girmiş iken; sosyal medyada alçakça ve hayasızca yorum yapan ruh hastası insanları gördük. Ardından kim bu katil ve nasıl böyle bir şey yapabilir sorusuna cevap aradık. En sonunda da, nasıl böyle bir cani açık cezaevine bu kadar kolay ayrılıp geçebilir sorularına cevap aradık.
Karşımızdaki cani, küçük yaşlarda Çocuk Esirgeme Kurumuna teslim edilen ve tanıyanların anlattığına göre sistemli bir şekilde şiddet görerek büyüdüğü iddia edilen birisiydi. Tabi bu şiddetin türü ve dozajını bilme şansımız yok. Daha sonra küçük yaşta bir çocuğu öldürmeye teşebbüsten mahkum olduğu, başka suçlara da karıştığı bilgisi verildi. İfadesinde de anlattığı gibi, adeta bir canavara dönüşen, savunmasız olduğu için Ceren kızımızı öldürmeye karar verdiğini, fırsat bulsa başka katliamlara da kalkışacağını söyleyen bir canavara dönüşmüş ruh hastası ile karşı karşıya kaldık.
Açık Cezaevinden firar ettiği için kısaca, infaz sistemimizden bahsetmek gerekir ise Haziran 2005 yılında yürürlüğe giren İnfaz kanununda 671 sayılı KHK ile yapılan değişiklik sonucu 1 Temmuz 2016 öncesi işlenen suçlarda, bir hapis cezasının nasıl infaz edileceğini düzenleyen 105-108 maddelerine göre(Koşullu salıverilme süresi) terör, mükerrirler ve bazı özel suçlar ile ilgili alınan cezanın 3/4,diğer adli suçlarda 1/2 hapis yatılmakta. 1 Temmuz 2016 sonrası işlenen terör suçları ve mükerrirlerde yine 3/4, normal suçlarda 2/3 hapis yatılmaktadır. Yasaya bağlı çıkartılan Açık Cezaevine ayrılma yönetmeliği ile de toplam cezanın bir kısmını Kapalı Cezaevinde geçirmek şartıyla açığa ayrılma imkanı getirilmiştir. (Bu oran 10 yılın altındaki cezalara bir ay, üzerindeki cezalarda 1/10 Kapalıda kaldıktan sonra açığa ayrılma şeklindedir) Yani Katil de bu değişiklikten istifade ederek, Kapalı Cezaevinde kısa bir süre kalarak Açık Cezaevine geçmiştir.Bu düzenlemelerin en kısa zamanda tekrar gözden geçirilmesi de elzem bir durumdur.
Bu çerçevede, yaşadığımız toplumda sayıları her geçen gün artan, sapkın ruhlu bu şahısların işledikleri suçların ve kişiliklerinin çok iyi analiz edilerek gerekli tedbirlerin, yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Eğer bu konuya gereken hassasiyet ve önem verilmez ise maalesef daha başka vahim olaylar bizi beklemektedir.
Kriminolojik açıdan, yüz yıllardır tartışılan suçlu tipleri kategorilerinin çok anlamsız olduğuna inananlardanım. Boyu ile tipi ile potansiyel suçlu asla belirlenemez. Toplumda suçluyu suça iten psikolojik ve sosyolojik gerçekler üzerine çalışmalı, buna son zamanlarda eklenen ekonomik sebeplerle birlikte analiz edip; Sadece Devlet yöneticilerinin değil, sivil toplum kuruluşlarının, basın-medyanın ve birey olarak bizlerin de sorumluluk alması gerekmektedir.
Ahlaki ve manevi değerlerin, toplum bilincinin, sorumluluk duygusunun çocuklarımıza ve çevremize biran önce aşılanması gerekmektedir. Yoksa daha çok Ceren ler için canımız yanacaktır.