Soma’da emekliler artan hayat pahalılığına karşı bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Tüm Emeklilerin Sendikası Soma Şubesi, Beşyol Otobüs Durakları arkasında düzenlenen açıklamada “Geçinemiyoruz” diyerek hükümetin ekonomi ve emeklilik politikalarına tepki gösterdi.
Basın açıklamasını Tüm Emeklilerin Sendikası Soma Şube Başkanı Elif Sahra Köse Söğüt okudu. Açıklamada, Türkiye’de emekliliğin iktidarın bilinçli tercihleriyle onurlu ve güvenceli bir yaşam olmaktan çıkarıldığı vurgulanarak, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç ve barınma kriziyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
“Emeklilik artık huzur değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir” denilen açıklamada, uygulanan neoliberal ekonomi politikalarıyla sosyal devlet anlayışının tasfiye edildiği, kamusal kaynakların sermayeye aktarılırken emeklilerin bir yük gibi görüldüğü dile getirildi.
Açıklamada Mart 2025 itibarıyla 16,8 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin 4,5 milyonunun 16.881 TL gibi açlık sınırının altında bir aylıkla yaşamaya mahkûm edildiği belirtilerek, bu tablonun “derin yoksulluk” olduğu ifade edildi.
2026 yılı için açıklanan 28.075 TL’lik net asgari ücretin daha açıklandığı anda açlık sınırının altında kaldığına dikkat çekilen açıklamada, dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı beslenme giderinin dahi bu rakamı aştığı, yoksulluk sınırının ise 100 bin TL bandına dayandığı kaydedildi.
İktidarın “enflasyona ezdirmedik” söyleminin gerçeği yansıtmadığı vurgulanan açıklamada, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının emeklinin ve emekçinin yaşadığı gerçek hayat pahalılığını gizlediği savunuldu. Planlanan emekli zam oranlarının ise yoksulluğu kalıcı hale getirdiği ifade edildi.
Emeklilerin en büyük sorunlarından birinin barınma olduğu belirtilen açıklamada, birçok emeklinin pansiyonlarda, sağlıksız yapılarda ya da kamusal alanlarda yaşamak zorunda kaldığı, sosyal konut üretiminin yetersizliğinin barınma hakkını fiilen ortadan kaldırdığı dile getirildi.
Tüm Emeklilerin Sendikası Soma Şubesi, taleplerini şu şekilde sıraladı:
Açıklama, “Emekliler sadaka değil, haklarını istiyor. Çare biziz, çare örgütlü gücümüzdür” sözleriyle sona erdi.