2014 yılında Soma’da meydana gelen maden faciasının ardından gözler Soma’ya çevrilmişti. O günlerde işsiz kalan erkekler ve kadınların imdadına Türkiye ve Yurtdışından çeşitli dernekler ve kurumlardan maddi ve manevi destekler sağlandı. Bu desteklerden biri de İstanbul’da şubesi bulunan bir dernekten Yırcalı Kadınlar için geldi.
Bu dernek şimdi Yırca Mahallesinde aldığı bir binayı restore edip Yırcalı kadınlarla beraber bu evde sabun üretimine başladı. Böylelikle Yırcalı kadınlar santralin atık kömürlerini toplamayı bırakıp farklı bir üretim biçimine girdiler. “Kömürün isi sabunun misi” diyerek yola çıkan kadınlar bir araya gelip sabun evi kurdular. Yırca Hanımeli El ve Ev Ürünleri adıyla kurulan kooperatif yeni bir çalışma içinde. Gıda ruhsatı alıp salça, erişte, zeytinyağı, köy ekmeği gibi ürünlerinde satışını yapıp ev içi emeği kamusal alana taşımaya hazırlanıyor. Bunun için sabuncu kadınlar köyde yer alan 90 yıllık bir evi yeniliyorlar. Bütçelerinin kısıtlı olmasından kaynaklı süreç yavaş ilerliyor. Çoğu zaman durma noktasına geliyor. Süreci hızlandırmak ve yaşatmak adına kadınlar dayanışma çağrısında bulunuyor. Dernek yöneticisi Kenan Kahya ise konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Soma’da çok ciddi bir şekilde kömüre ve madene olan bir bağlılık bulunmakta. Ve gördük ki Somalı kadınlar için ekonomik bir gelir yok. Bizde bu derneği kurarak Somalı kadınlar adına bir katkıda bulunduk. Onun için bölgede bir yer seçimi yaparak Yırca’yı seçtik. Daha önceleri santralden kül barajına gönderilen atıklar oluyordu. Ve Yırcalılar kadın erkek çoluk çocuk demeden bu atıkların arasından kömürleri toplayarak gelirlerini sağlıyorlardı. Bizlerde bu durumdan dolayı Yırcalı kadınlarımıza sabun işini yapmak ister misiniz diye sorduk. Aldığımız cevap ise kömür toplamak ağır bir iş üstümüz is oluyor sabun işi daha iyi diyerek bu işe başladılar ve “Kömürün isi sabunun misi” diyerek bir slogan ortaya çıktı. 2014 yılında bu işe başladığımızda kokulu sabunlar yapıyorduk, 2016 yılından beride satışlar başladı kadınlarda elde ettikleri bu gelirleri adaletli bir şekilde paylaşıyorlar. Üretimlerimizin doğal olmasına dikkat ediyoruz. Geleneksel yöntemle ve bilimsel bilgiyi bir araya getirerek bu işi yapıyoruz.”