Soma Kadın Platformu, Beşyol otobüs durakları arkasında toplanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ” mesajı verdiler.
Soma Kadın Platformu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Beşyol’da otobüs durakları yanında halaylar çekerek basın açıklamasında bulundular.
Yapılan basın açıklamasında, “Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin ateşi, 168 yıl önce bir 8 Mart günü New York’ta yakıldı. Yıl 1857 idi. Tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitmesiyle başladı her şey. O gün, polisin saldırısıyla çıkan yangında 129 kadın öldü. 1910 yılında Clara Zetkin’in Sosyalist Enternasyonal’e önerisiyle 8 Mart her yıl kadın günü olarak anılmaya başlandı. 1975 yılında ise Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kabul edildi.
8 Mart, kadınlarının eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam mücadelesinin günü! Ancak
bizler, kadınları yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm eden, onları eve kapatan ve
toplumsal hayattan dışlayan politikalar karşısında direnmeye devam ediyoruz.
Kadın cinayetleri, kadına ve çocuğa karşı işlenen suçlar her geçen gün artarken,
kadınları korumayı değil, faili cesaretlendirmeyi, ödüllendirmeyi seçen iktidar, 2025’i
aile yılı ilan ederek kadınları maruz bırakıldıkları şiddet ortamına hapsetmeye
çalışıyor. ‘Aile yılı’ kapsamında kadınlara ‘müjde’ diye duyurdukları esnek çalışmanın, gerçekte evdeki erkeğe bağımlılık, sosyal güvencesizlik, ücretlerin ‘harçlık, katkı’ diyerek düşürülmesi, sendika hakkının gaspı, işsizlik, yoksulluk ve şiddete daha açık hale gelmek demek olduğunu biliyoruz. Kadınların, LGBTİ+’ların, çocukların eşit yaşam hakkını ellerinden almaya çalışanlara itaat etmiyoruz.
Kapitalist sömürü düzeni, kadın emeğini ucuz ve güvencesiz kılarken, krizlerin
faturasını da en ağır şekilde kadınlara kesiyor. Kadın istihdamını artırmak yerine,
kadınları aileye bağımlı hale getiren politikalar dayatılıyor. Bakım yükü, tamamen
kadınların omuzlarına yıkılarak, “ev kadını” modeli teşvik ediliyor.
Kendi yarattıkları neoliberal yıkımı da kadınların sırtına yüklüyorlar. Emeğimiz de
yaşamımız da bizimdir, sahip çıkacağız. Emeğimizin görünmez kılınmasına, eşit işe eşit
ücret verilmemesine, kadınların istihdamdan çekilerek eve hapsedilmesine karşı
mücadeleyi büyüteceğiz! TTL Tütün, Digel Tekstil, TKIS Blind, Sunel Tütün, Askaynak
(Kaynak Tekniği), Temel Conta, Chinatool, Hitachi, Polonez, Çelikaslan, Hepsijet’te
çalışan ve daha birçok işçi kadına adeta kölelik koşulları dayatılıyor. Tüm bu insanlık
dışı koşullara karşı başlayan direnişlerin en ön saflarında kadın işçiler duruyor,
mücadelenin en önünde duruyor.
Kadınların her türlü şiddete maruz bırakıldığı ‘kutsal ailenin’ devamlılığını sürdürmeye
çalışan zihniyetinize teslim olmayacağız. Ailenin bekası için kadınların boşanması
zorlaştırılıp uzlaşma sistemi getirilirken her seferinde ‘süresiz nafaka’ diye çarpıtılarak
hedef gösterilen, elimizden alınmaya çalışılan haklarımızdan da vazgeçmiyoruz.
Kadınların özgürlüğünün ve eşit yurttaşlık hakkının güvencesi olan laikliği savunmaya
devam edeceğiz. Bugün eğitim politikaları, gerici ve cinsiyetçi uygulamalarla
şekillendirilerek, kız çocukları erken yaşta evliliğe, eve ve itaate yönlendiriliyor. Karma
eğitime karşı saldırılar, dini vakıflarla imzalanan protokoller ve bilim dışı müfredatlarla
kadınların eşit bireyler olarak yetişmesi engelleniyor. Laik ve bilimsel eğitimi
savunmaya ve kadınların özgür birey olarak yaşaması için gericiliğin karşısında
durmaya devam edeceğiz.
Biliyoruz ki; bu düzen kadınlar için adalet üretmiyor! Biliyoruz ki kadın cinayetleri
politiktir, kadın yoksulluğu bilinçli bir tercihtir, gericileşme sistemin kadınları kontrol
altına alma aracıdır. Bizi yalnızlaştırarak, sesimizi kısmaya çalışanlara karşı yan yana
durmaktan, mücadeleyi ortaklaştırmaktan başka çaremiz yok. Kadınları yoksulluğa
mahkûm eden, gerici politikalarla özgürlüğümüzü tehdit eden bu düzene karşı
birleşmekten, dayanışmayı büyütmekten, sokakları terk etmemekten başka yolumuz
yok!
Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve özgürlüğümüzden vazgeçmiyoruz!
Dayanışmamızla, örgütlülüğümüzle, mücadelemizle kazanacağız! Ne yaparlarsa 1yapsınlar, yaratmaya çalıştıkları karanlığa karşı buradayız!
Şiddet ve sömürü düzenine karşı eşit ve özgür birlikte bir yaşam için, savaşa karşı barış
için, haklarımız ve hayatlarımız için birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz! ‘Aile
yılı’ dedikleri yılı, kadınların mücadele yılı yapmanın sözünü veriyoruz.”