Soma, son yılların belki de en ağır ekonomik ve istihdam krizlerinden birini yaşıyor.
Madenlerde yaşanan belirsizlikler, termik santralin geleceği, işten çıkarmalar, kepenk kapatan esnaf, işsiz kalan işçiler, işini kaybetme korkusuyla bekleyen kamyon ve servis şoförleri…
Soma’da ekonomik kriz artık yalnızca bir işçinin cebini değil, koca bir şehrin geleceğini tehdit ediyor.
Öyle bir noktaya gelindi ki, bugün Soma’da bazı evlerde yalnızca babalar değil, çocuklar bile “Babam yarın işsiz kalacak mı?” korkusuyla yaşıyor.
Tam da böyle bir dönemde Soma’nın sorunlarını TBMM gündemine taşıyan isim ise Soma’dan, Manisa’dan değil…
Samsun Milletvekili Saadet Partili Mehmet Karaman!
Karaman, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Soma B Termik Santrali’nin durumundan Soma Havzası’ndaki kömür rezervlerine, madencilerin geleceğinden özelleştirme sürecine kadar kritik başlıkları Meclis gündemine taşıdı.
Karaman’ın soru önergesinde Soma B Termik Santrali’nin özelleştirilmesinin ardından yapılacağı belirtilen yatırımların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği soruldu.
Santrali işleten şirketin kamu kurumlarına olan borçları, kömür sevkiyatının hangi gerekçeyle sürdürüldüğü, alınan teminatların borçları karşılayıp karşılamadığı ve santralin mevcut durumundan sorumlu olanlar hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma başlatılıp başlatılmadığı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Dahası var…
Soma Havzası’ndaki yaklaşık 861 milyon tonluk kömür kaynağının geleceği de Meclis gündemine taşındı.
Santralin devre dışı kalması halinde bu kaynağın nasıl değerlendirileceği, bölgede çalışan deneyimli madencilerin, mühendislerin ve diğer çalışanların geleceğinin nasıl güvence altına alınacağı soruldu.
İşte tam da burada sorulması gereken soru ortaya çıkıyor:
Soma’nın sorunlarını neden Samsun Milletvekili gündeme taşıyor?
Soma’da yaşanan ekonomik kriz artık sadece madencinin problemi değil.
Madenci işsiz kalıyor, esnafın müşterisi azalıyor.
Esnafın işi düşüyor, nakliyeci etkileniyor.
Nakliyeci etkileniyor, servisçi etkileniyor.
Servisçi etkileniyor, ailelerin mutfağına kadar uzanan bir kriz ortaya çıkıyor.
Soma’nın ekonomisi yıllardır madencilik ve enerji sektörünün oluşturduğu istihdam zinciri üzerine kuruluyken, bugün bu zincirin halkaları birer birer kopuyor.
Ve Soma’nın geleceği belirsizleşiyor.
Peki bu tablo karşısında Manisa’nın milletvekilleri ne yapıyor?
Soma’nın işçisi işini kaybetme korkusuyla beklerken…
Esnaf siftah yapamadan dükkân kapatırken…
Kamyoncu aracını çalıştırıp çalıştırmayacağını düşünürken…
Servisçi ekmek teknesinin geleceğini sorgularken…
Soma’nın geleceği için Ankara’da kim mücadele ediyor?
Mehmet Karaman’ın Soma’nın sorunlarını Meclis gündemine taşıması elbette önemlidir.
Ancak bu durum aynı zamanda Manisa siyasetinin Soma’ya yönelik ilgisinin de sorgulanmasını zorunlu hale getiriyor.
Çünkü Soma, Manisa’nın herhangi bir ilçesi değil.
Soma;
madendir,
enerjidir,
istihdamdır,
binlerce ailenin ekmeğidir.
Soma’da yaşanan her ekonomik daralma Manisa’nın tamamını ilgilendiren bir meseledir.
O halde vatandaşın sorması son derece doğal:
“Soma bu kadar ağır bir ekonomik krizden geçerken Manisa milletvekilleri nerede?”
“Soma’nın işsiz kalan insanlarının sesi neden Meclis’te daha güçlü duyulmuyor?”
“Soma’nın geleceği için hangi somut çalışmalar yapılıyor?”
“861 milyon tonluk kömür kaynağının geleceği için hangi plan masada?”
Soma halkının bugün artık fotoğraf, ziyaret ve açıklamadan çok daha fazlasına ihtiyacı var.
Soma söz değil, çözüm istiyor.
Soma’nın insanı siyasi açıklama değil, somut plan istiyor.
İşçi geleceğini bilmek istiyor.
Esnaf yarınını görmek istiyor.
Madenci ailesinin ekmeğini nasıl kazanacağını bilmek istiyor.
Soma, Ankara’dan güçlü bir irade ve siyasi takip bekliyor.
Çünkü seçim zamanı Soma’nın sokaklarında vatandaşın elini sıkmak kolaydır.
Asıl mesele, Soma zor günlerden geçerken o vatandaşın yanında durabilmektir.
Karaman’ın önergesinde yalnızca Soma B Termik Santrali değil; Türkiye’nin enerji dışa bağımlılığı, yerli kömür kaynaklarının değerlendirilmesi, düşük kalorili kömürler için yeni teknolojiler, özelleştirilen santrallerin yükümlülükleri ve kamu zararı iddiaları da gündeme getirildi.
Karaman, yerli ve milli enerji politikasının yalnızca söylemlerle değil, Türkiye’nin sahip olduğu öz kaynaklara ve kamu varlıklarına sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını savundu.
Soma açısından ise mesele çok daha büyük.
Bu yalnızca bir termik santral meselesi değildir.
Bu;
madencinin ekmeğidir.
Esnafın siftahıdır.
Kamyoncunun mazotudur.
Servisçinin direksiyonudur.
Çocuğun okul masrafıdır.
Ailenin sofrasıdır.
Ve Soma’nın geleceğidir.
Bugün Samsun Milletvekili Mehmet Karaman çıkıp Soma’nın geleceğini TBMM’de soruyorsa, artık Manisa’nın seçilmiş milletvekillerine de daha yüksek sesle şu soru sorulmalı:
Çünkü Soma artık beklemiyor.
Soma cevap istiyor.
Soma çözüm istiyor.
Soma iş istiyor.
Soma güvence istiyor.
Soma geleceğini bilmek istiyor.
Ve en önemlisi:
Soma, kendi milletvekillerinden kendi şehrinin geleceği için daha güçlü bir ses bekliyor.