Her yılın sonu ve başı itibariyle Türkiye’de en çok konuşulanların başında ZAMLAR gelir. Ülke halkı için hizmet ve ürünler için belirlenen zamlar direk ya da vergi yoluyla gerçekleştirilir. Ne var ki bu hizmetlerden ya da ürünlerden yararlanmak vatandaşa yapılacak zamlar istenilen düzeylerde olmazken yapılan maaş zammı ise vergi yükü altında kayboluyor.
Bu vergi yükünde en çok gelir düzeyi düşük sabit maaşlı insanlar eziliyor. Zaten alacakları maaşlarının ellerine geçmeden vergisinin vergisini öderlerken, birde ellerine geçen paranın hizmet ya da ürün alımı gerçekleştirirken vergisinin vergisini ödüyorlar.
Maaşlarında gelir vergisi, damga vergisi, ek gelir vergisi gibi birçok vergi türüne maruz kalan vatandaşlar, “Bu duruma isyan eder hale geldik. Elimize geçen kalan paranın harcamasını yaparken yine önümüze özel tüketim vergisi, bu özel tüketim vergisinin vergisi, katma değer vergisi, bazı hizmet ya da ürünlerde mesela elektrik faturalarında olduğu gibi 5-6 çeşit kesinti, su faturalarında, doğal gazda olduğu gibi birçok özel kesinti yapılıyor. Ya da araç sahiplerinin her yıl kullansa da kullanmasa dahi araçları için ödedikleri çeşitli vergiler gibi onlarca vergi sayabiliriz. Tabi ki vergiler olacak. Fakat bu vergilerin vergilerin vergisi bu kadar da olmaz dedirtecek seviyelere gelmeye başladı. Devlet yetkilileri kendilerine zam yapılmaya gelince ne hikmetse 5 dakikada karar alıp ZAM yapıyorlar. Vatandaşa gelince günlerce haftalarca hatta aylarca bu durum görüşülüyor. Yetkililere, adalet bunun neresinde diye sorarız…” diyorlar.