Yapılan açıklamada, emeklilerin yıllardır bilinçli şekilde yoksulluğa mahkûm edildiği vurgulanarak, iktidara sert eleştiriler yöneltildi.
Basın açıklamasında, AKP–MHP blokunun emeklileri sistematik biçimde yoksullaştırdığı ifade edilerek, ortaya çıkan tablonun bir ekonomik zorunluluk değil, bilinçli bir siyasal tercih olduğu belirtildi. Milyonlarca emeklinin kira, fatura, gıda ve ilaç giderleri arasında ezildiği vurgulanan açıklamada; emeklilerin taleplerinin görmezden gelindiği, itirazların ise baskı ve yıldırma politikalarıyla susturulmaya çalışıldığı kaydedildi.
Emekliye gelince “kaynak yok” denildiğini belirten sendika temsilcileri, yandaşa, sermayeye, faiz düzenine ve saray harcamalarına gelince kaynak bulunduğunu dile getirdi. Açıklamada, emeklilere yönelik küçümseyici ve aşağılayıcı dilin kabul edilemez olduğu vurgulanarak, “şükredin” ve “müsait zaman” gibi ifadelerin emeklileri susmaya zorlamayı amaçladığı ifade edildi.
“Bu ülkenin emeklileri sadaka topluluğu değildir” denilen açıklamada, emeklileri yük olarak gören anlayışa sert tepki gösterildi. Asıl yükün, emekliyi aç bırakan iktidar politikaları olduğu savunuldu.
Basın açıklamasında, emekli maaşlarının artırılmasının enflasyonu yükselteceği yönündeki söylemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, enflasyonun rant, vergi adaletsizliği, faiz ve kur politikalarıyla yaratıldığı ifade edildi. Emekliye yapılacak artışın lüks değil, temel yaşam ihtiyacı olduğu vurgulandı.
“Emekli zam isteyince enflasyon deniyor ama açlık dayatılınca kimse utanmıyor” denilen açıklamada, emekliye insanca yaşam ücretinin bir adalet meselesi olduğu dile getirildi.
Tüm Emeklilerin Sendikası, taleplerini şu başlıklar altında sıraladı:
Açıklamanın sonunda emeklilerin mücadeleden vazgeçmeyeceği vurgulanarak, “31 Mart yerel seçimlerinde iktidarı nasıl gerilettiysek, ilk genel seçimde de bu düzeni değiştireceğiz” denildi.
“Bu düzen değişecek, bu ülke nefes alacak. Bizi yok sayanlara söylüyoruz: Bundan sonra her şey biziz!” ifadeleriyle basın açıklaması sona erdi.