Savaşan, erkek şiddetine, yoksulluğa karşı barışı, hayatlarımızı ve haklarımızı savunuyoruz diyen Soma Kadın Platformu, Kadına Yönelik Şiddette Karşı olduklarını haykırdılar.
Soma Kadın Platformu tarafından Millet Bahçesinde yaptıkları basın açıklamasında,
“Dünyada ve ülkemizde sağ, muhafazakâr iktidarlar, savaş ve şiddet politikalarıyla kadın kimliğine ve emeğine dönük saldırılarını sürdürüyor. Biz kadınların mücadelesi her zaman olduğundan çok daha fazla baskıyla susturulmaya çalışılıyor.
Her 25 Kasım’da olduğu gibi bu yıl da sınırları ve zamanları aşan kadın dayanışmasını ve Mirabel kardeşlerin 1960larda Trujillo’nun diktatörlüğünün devrilmesine yol açan direniş ve mücadelesini selamlayarak isyanımızı meydanlara taşıyoruz. Memleketin dört bir yanında kadınlar şiddete uğruyor, Her güne erkekler tarafından katledilen, yüksekten düştü deyip öldürülen, şiddete uğrayan kadınların, istismar edilen çocukların, nefret suçlarına maruz kalan LGBTİ+’ların haberleriyle başlıyoruz. Münferit olduğuna, kadının kışkırttığına, bir anlık hezeyan olduğuna inanmamızı istiyorlar.
Haftalardır İsrail’in Gazze’ye her geçen gün artan şiddetli saldırılarına tanık oluyoruz. Savaşta öldürülenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğunu üzüntüyle takip ediyoruz. Gazze’de savaş ve soykırım suçu işleniyor. İkiyüzlü devletler her zaman olduğu gibi, dünyanın her yerinde, kadınların bedenlerini savaş politikalarına alet ediyor, hayatlarını hiçe sayıyor. 25 Kasım’da şiddete, yoksulluğa, emek düşmanlığına, savaşlara karşı barışı, hayatlarımızı ve haklarımızı savunuyoruz şiarını yükseltiyoruz.
Yıllardır sürdüğümüz mücadeleyle elde ettiğimiz en önemli kazanımlarımızdan biri, kadına yönelik şiddetin toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden doğduğu yaklaşımı üzerine inşa edildiği için oldukça önemli olan İstanbul Sözleşmesi bir gecede feshedildi.
Haklarımız ve hayatlarımız için İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz diyoruz. Sözleşme yeniden yürürlüğe girene, gereği yerine getirilene ve 6284 Sayılı yasa etkin bir biçimde uygulanana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Yaşanan enflasyon ve ekonomik krizin yarattığı derin yoksulluk ve işsizlik ortamında kadınlar ucuz, güvencesiz işlerde kuralsız çalışma biçimleriyle daha çok baskı ve sömürüye maruz kalıyor. Neoliberal politikalarla kamusal alandan çekilen devletin yapması gereken tüm işler ev içinde angarya olarak kadının sırtına yıkılıyor.
Bilerek ve isteyerek derinleştirdiğiniz yoksulluğun tüm pençesi kadınların omuzlarında. Politikalarınız yüzünden işten atılanlar kadınlar, kreşleri kapattığınız yaşlılara bakmadığınız için emeği bir kez de evde yeniden sömürülen kadınlar psikolojik ve ekonomik şiddetin içinde boğuluyor.
Kadın emeği üzerindeki denetimini sıkılaştırarak ayakta kalmaya çalışan iktidar Türk-İslam sentezine yaslanan bir kültürel hegemonya kurma çabası da ailenin kutsallığına zeval getirmeyecek cinsiyetçi politikalarla devam ediyor. Kadınlar, kız çocukları ve LGBTİ+lar “aile mitingleri”, “aile çalıştayları” ile kutsadığınız ama en güvensiz ve tehlikede olduğumuz o ailenin içinde şiddettin her biçimine, tacize uğruyor, öldürülüyor.
Kürtajın ve sezaryenin hak olmaktan çıkarılması, şiddet uygulayan erkekle arabuluculuk uygulaması, boşanmayı zorlaştırma raporları, nafaka hakkına dair tartışmaları ile kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etmeye çalışıyor. Ekonomik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılmayı, yoksullaşmayı, bize dayatılan kimliklerle yaşamayı, güvencesiz- kayıt dışı çalıştırılarak sömürülmeyi, dünyanın bakımı da dahil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görülmeyi, şiddet ve istismar tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz. Bu sorunlara çözüm üretecek politikalar yapılsın, kadına yönelik şiddetin tüm biçimleri ortadan kalksın istiyoruz.
Bu karanlık, kadın ve emek düşmanı, cinsiyetçi, ayrımcı, homofobik sömürü düzeninizin yarattığı her türlü şiddete karşı 21 yıldır nasıl barikat kurduysak, bundan sonra da daha güçlü aşılmaz barikatlar kuracak, safları sıklaştıracak, gerici ittifakınızı biz kadınlar püskürteceğiz.
Şiddetsiz bir yaşam için, Eşit bir yaşam için, Özgür bir yaşam için, Laik bir yaşam için, Haklarımız ve yaşamlarımız için, Toplumsal cinsiyet eşitliği için Karanlığa teslim olmayacağız!Hayatlarımıza, haklarımıza ve emeğimize sahip çıkarak
SAVAŞA, ŞİDDETE, YOKSULLUĞA KARŞI BARIŞI, HAYATLARIMIZI ve HAKLARIMIZI SAVUNACAĞIZ!
İSTANBUL SÖZLEŞMESİNDEN VAZGEÇMİYORUZ!”