Türkiye Maden İşçileri Sendikası’nın 11. Olağan Genel Kurul Toplantısı hafta sonu Ankara’da yapıldı. Cumartesi günü tüzük değişikliği yapılarak Genel Merkezde koltuk sayısı 5’e düştü. Pazar günüde 5 aday ile seçime gidilirken Somalıların koltuk sayısı ikiye düştü.
Maden İşçileri Sendikası Genel Kurulu Ankara Büyük Anadolu Otel de yapıldı Genel Kurula Birçok bürokrat katıldı. Konuşmalarda Nurettin Akçul şunlara değindi.
Dünyada ve ülkemizde yaşanan terör olaylarında yüzlerce masum insan hayatını kaybetti. Başka ülkelerdeki terör eylemlerinde ayağa kalkan batılı devletler söz konusu bizim ülkemiz olunca sessizliğe büründüler. Bizler terörün yarattığı acıları yıllarca yaşamış bir millet olarak bütün canlılar için üzülüp yaz tutarken bizim verdiğimiz canlar için bırakın üzülmeyi bir de teröre destek veren riyakârlıklarıyla mücadele ettik.
Bu süreçte kimlerin dost kimlerin düşman olduğunu açıkça gördük. Ülkemiz DAEŞ, PKK Fetö terör örgütleri ile mücadele bir yandan da bu örgütlerin işbirlikçisi hainlerle uğraştı.
Geçtiğimiz dönemde maalesef İş kazalarında yüzlerce emekçi hayatını kaybetti. Soma’da yüzyıl’ın faciasını yaşadıktan sonra İşçi sağlığı iş güvenliği uygulamalarında iyileştirmeler olmasına rağmen madenlerde diğer iş kollarında ölümler son bulmadı.
Ülke olarak ölümlü İş kazalarında hala üst sıralarda yerimizi korumaya devam ediyoruz. Sadece kendi iş kolumuzda değil bütün iş kollarında yaşanan kayıplar yüreklerimizi dağılıyor.
2019 yılında umut’la kazaların olmadığı ölümlerin yaşanmadığı bir çalışma hayatı dileğiyle daha ilk ayda maalesef 155 Emekçi hayatını kaybetti. Bunlar sadece istatiklere yaşayan rakamlardır.
İşçi sağlığı iş güvenliği alanında yapılan iyileştirmeler in toplu ölümlerin ardından hayata geçirilmesidir.
Bizler Soma’da en büyük acıyı yaşamış bir sendika olarak bu konunun hassasiyetini önemle çok iyi biliyoruz. Yüzyılın faciasını bizler yaşadık.
İş kazalarını önleme kültürü oluşturma adına gerekli çalışmaları aksatmadan hayata geçirmeye çaba gösteriyoruz. Ama her yerde her zaman söylediğimiz bir şey var. Sorumluluk tek bir merciye yüklenemez. Bu ağır sorumluluk ne devlete ne işverenlere, sendikaya ne de sadece işçiye yüklenebilir. Burada herkesin sorumluluk alanı bellidir. Herkes üzerine düşeni hakkıyla yapsa ne kazalar olur ne de ölümler yaşanır. Hiç kimsenin sorumluluktan kaçma gibi bir hakkı olamaz.
Söz konusu olan insan sağlığı insan hayatıdır. Biz artık tek bir madencinin burnunun dahi kanamasına tahammülümüz sabrımız yoktur. Batılı ülkelerde madenciler ölmüyorsa demek ki sebep işin riskli olması değil işin riskli hale getirilmesidir.
Bu konuda herkes duyarlı olmak ve taşın altına elini koymak zorundadır. Kanunların çok üstünde olan vicdan muhasebesi yapmak yasal mevzuat gereği değildir.
İnsan odaklı düşünmek birinci önceliğimiz olmalıdır.
Diğer bir önemli konu da kıdem tazminatı.
Biz söylemekten bıktık birileri ısıtıp ısıtıp önümüze koymaktan bıkmadı.
Kıdem tazminatının fona devredilecek yönündeki söylentiler ülke gündemine taşındı taşınmaya da devam ediyor 2019 yılında çalışma hayatındaki ana gündem maddesinin kıdem tazminatı olacağı açık ve nettir.
Eğer kıdem tazminatının fona devredilmesi söz konusuysa biz buna karşıyız.
Zamanında fonların nasıl kullanıldığını nasıl çarçur edildiği nasıl gasp edildiği, malumunuzdur. Onlar işe yarar getirmediği gibi işçiyi hep mağdur etmiştir.
İşçinin alın terinin karşılığı olan birikmiş 3,5 kuruş kıdeme göz dikenler bilmelidir ki bu birikim sizi ne zengin eder ne de iflah eder.Kıdem tazminatı sadece para olarak bakmak doğru bir yaklaşım değildir. Sadece biriken para ve değildir. Kıdem emekçinin güvencesidir. Alın teri heba ettiği yıllardır yıpranır umududur.
,, Sürekli gündeme getirilen bu konu çalışanları da doğal olarak tedirgin etmektedir. Başka bir sorunlarımız yokmuş gibi sanki refah içinde yaşıyormuş gibi bir de bu konuyla kafası karışan insanların yakasından ellerinizi lütfen çekin. Kıdem tazminatı alamayan larla ilgili yapılacak bir düzenleme varsa biz buna destek veririz. Mevcut durumda bir adım daha geri adım atılmasına asla göz yummayız.
Madencilik yüksek istihdam ve katma değer üreten bir sektördür Yerli üretim ve milli enerji politikalarının desteklenmesi ekonomik bağımsızlığımız açısından çok önemlidir.
Ülkemiz dünya pazarlarında yer alma imkanı vardır. Çok değerli bir maden olan Bor dünyada ilk sıradayız.
Yüzyılın en stratejik elementi olan borun aslında çok da öyle olmadığı yönünde vurgunculuk tamamen küresel Bor canavarlarının algı operasyonu dur.
Bor madenleri devletin eliyle işletilmelidir. Devletin milli enerji politikaları destekliyoruz sonuna kadar da destekleyeceğiz. Kömür yataklarının üretime sokulması milli çıkarımız açısından çok öncelikli hedefler arasında yer almalıdır. Bu hedefler ocağından maden İşletmeleri özelleştirilmemeli dir.
Özelleşen ocakların durumu ve ocaklarda çalışan işçilerin mağduriyeti hepimiz tarafından bilinmektedir. Biz her zaman özel sektörün önündeki engellerin kaldırılmasından yana olduk Özel sektör istedik destekledik. Ama kamunun elindeki işyerlerinin özelleştirilmesinin’ e karşı durduk. Soma faciasının yaşandığı Soma kömürleri A.Ş iş yerleri 4 yıla yakındır bir zaman belirsizliklerle doluydu. 2500 e yakın arkadaşımız önünü göremiyorlardı geleceklerinden endişe ediyorlardı. Soma kömürleri A.Ş T. K. İ nin bağlı ortaklığı olan Anadolu madenciliği devredildi. Müjdeli haberi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan kamuoyuna duyurdu., Artık bu iş arkadaşlarımız huzurlu bir şekilde çalışmaya devam ediyorlar.
Bizler maden işçisi sendikası olarak geçtiğimiz dönemde birçok sorunlarla karşı karşıya kaldık. Çözümü hep demokratik yollardan aradık. hiçbir zaman kavgadan kaostan beslenmedik İşi yokuşa sürmedik Gerek sözleşmelerde gerek üyelerimizin sıkıntılarını çözmede yoğun gayret gösterdik. Madenci kardeşlerimizin çıkarlarınız neredeyse biz orada olduk. Dedi.
Genel Merkez Yeni Yönetimi
Maden İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul
Genel Başkan Yardımcısı Şeref Zeybek
Genel Sekreter Tamer Güçükgencay
Genel Mali Sekreter Zekeriya Aydın
Genel TİS ve Mevzuat Sekreteri Hasan Hüseyin Gürbüz