Bu ne aymazlık! Ne utanmazlık!
Kendini adam yerine koyan birileri çıkmış konuşuyor.
Eski etkin Fetoculardan, yenilerde ne olduğu belli olmayan kanal, gazete ve dergilerde hizmet eden biri.
Özel bir kanalda, sözde bir tarih programında, “Atatürk’ün manevi kızı Affet İNAN ile gönül ilişkisi vardı.” Diyor.
Kendini bilmez başka bir adamda, sözde dini bir cemaatin önde gelen bir hocasıymış.
Ölmüş insanların arkasından ağza alınmayacak sözler söylüyor.
Atatürk’ün kendisine annesine ve babasına çok çok ağır hakaretler ediyor.
Bunları telafuz etmeye ne dilim ne kalemim varmaz.
Ne kadar ayıp, ne kadar terbiyesiz, ne kadar ağır ithamlar…
Bu ne cüretkarlık nerden? Hangi güçten geliyor?
Bu cümleleri kurmak o kadar basit mi? Kimi, neyle suçladığınızın farkında mısınız?
Bütün sıfatları bir kenara bırakalım. Kim için olursa olsun konuşulan bu ağır sözler her açıdan çok adi ve saygısızca. Bir baba için, bir ana için, ve bir kız evladı olarak bu sözler çok ağır. Herkes biliyor ki gerçek baba olmak için sadece biyolojik baba olmak yeterli değil. Babalık, annelik gibi sorumluluk gerektiren duygular asla adileştirilemez. Adice hisler de düşünmeden, bilmeden sadece suçlamak, karalamak ve belli çevreleri memnun etmek için söylenmez, söylenemez.
İnsanları karalamak bu kadar kolay mı? Ölmüş insanların arkasından hakaret etmek, doğruluğu olmayan konularda laf üretmek, İslamiyet anlayışına sığar mı? Bizim dinimiz insanların tamamını özellikle de anaları ayrı ve özel bir yere koyarken meşruluğu tartışmaya açık bir cemaat hocası atamıza ve anasına hakaret edebilir mi?
Mustafa Kemal Atatürk; Babasını henüz 12 yaşındayken kaybetti. Evlat sahibi olmadığı için ve babasızlık duygusunu da çok iyi bildiği için bütün Türk çocuklarına babalık yapmış bir isimdir. Atamız çocuklara her zaman değer vermiştir. Onları geleceğin mimarı olarak gören bir bakış açısı vardı. Özellikle Anadolu da istikbal vaat eden ancak hiçbir imkanı olmayan yetenekli ve başarılı çocukları evlat edinmiş, onları okutmuş, onların önünü açmıştır. Gariban, kimsesiz 8 çocuğu manevi evlat edinmiştir. Onların eğitim ve öğretimine büyük katkılar sağlamıştır. Diğer bir açıdan ise Türkiye Cumhuriyeti’nin Babasıdır.
“Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı, onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır” diyen ve 23 Nisan’ı çocuklara armağan eden dünya güzeli bir insandı Mustafa Kemal. En önemlisi de, bütün çocukları evladı gibi gördüğünü her fırsatta dile getirirdi.
Atatürk’ü karalamak isteyenler ne yaparlarsa yapsınlar “GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ”
Ve tarih büyük insanları asla unutmaz ama o sözde tarihçi veya cemaat hocası gibi karaktersiz insanlar arkalarında güç olmadığı gün unutulup gidecek.
Şimdi çıkmış bazı kişiler neyin ne olduğunu bilmeden hakaret ediyor. Az gelişmiş toplumlarda, dindar geçinen ama İslamiyeti bilmeden, okumadan yanlış öğrenmiş ve İslamiyeti kişisel çıkarlarına göre yorumlayan, güce göre taraf değiştiren, az okuyan, çok konuşan ve belli çevrelere hizmet eden taraflı kafalar var. Bu kafalara sesleniyorum.
Siz; Kirli düşüncelerinizi,
kirli ellerinizi
ve kirli dillerinizi Atamızın üzerinden çekiniz.
Başka ihsan istemez.