• Üye Ol
  • Üye Girişi
    • Anasayfam Yap
      • Sitene Ekle
      • Politikamız
      • Künye
      • İletişim
Soma Gündem Gazetesi
    •  
    • Anasayfa
  • Güncel
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
    • Canlı Sonuçlar
    • İstatistikler & Puan Durumu & Fikstür
  • Politika
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Yazarlarımız
  • Seri İlanlar
    • İlan Ekle
  • Firma Rehberi
    • Firma Ekle
  • Kültür Sanat
  • Magazin
  • Gazeteler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
Somagundem.com Bizi Facebook'dan takip edin
Somagundem.com Bizi Twitter'dan takip edin
Anasayfa » Yazarlar

ATATÜRK ÜN SON 29 EKİM BAYRAMI

Eklenme Tarihi: 31 Ekim 2016 Pazartesi Eklenme Saati: 15:01
Okunma Sayısı: 728
Tweetle
Yazdır
Yazıyı Büyüt Yazıyı Küçült

Atatürk 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına çok önem verirdi.Ancak hastalığı nedeniyle 1938 yılındaki 29 Ekim bayramı kutlamalarına katılamamıştı.Ancak hasta olmasına rağmen kutlamalarla yakında ilgilenmişti.İşte yakın tarihimizle ilgili bir ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istedim.

29 Ekim 1938… Cumhuriyet Bayramı… Artık Büyük Ata’nın sağlık durumu, fevkalade vahim… Odasında, yarı uyku halinde, bitkin bir şekilde yatıyor… Yaşamından umut kesilmiş, her an her şey olabilir… Oysa O, Ankara’daki törenlere katılmak istemiş, hatta hipodromda, Atatürk’ün şeref locasına yorulmadan çıkabilmesi için bir asansör yaptırılmış, ama ne mümkün ?” Ne olacaksam orada olayım” diyen Atatürk doktorlara, ”Bütün mesuliyet benimdir…Ankara’ya mutlaka gideceğim” demiştir, ama artık yatağından bile kalkamamaktadır.

O sırada Dolmabahçe Sarayı’nın önünden iyice yakın geçen bir vapurun içerisi, Kuleli Askeri Lisesi öğrencileriyle dolu…Cumhurbaşkanlığı boyunca ilk kez Ankara’daki törenlere katılamayan ve durumu oldukça ağır olan Atatürk’ü görmek isteyen öğrenciler, göz yaşları içerisinde, ellerindeki bayrakları, çiçekleri ve şapkalarını sallayarak haykırıyorlar… ”Atamızı görmek istiyoruz!… Sonra birden hep bir ağızdan söylemeye başladıkları İstiklal Marşı ile Dolmabahçe Sarayı inliyor… Bu sırada yanında gene manevi kızı Gökçen olan Atatürk, gençlerin sesini duyarak heyecanlanır, yatağında doğrulur ve heyecanla pencereden bakan Sabiha Gökçen’e seslenir:

“Bak Gökçen,gençlerimin sesi…Duydun mu beni istiyorlar…”

“Evet paşam”,der Gökçen,

”Bir vapur dolusu genç… Kuleli Askeri Lisesi öğrencileri…Cumhuriyet Bayramı törenlerinden dönüyor olmalılar…

Atatürk “ Çocuklarım… Benim çocuklarım…” diye fısıldar, gözlerinden yaşlar süzülmektedir. Bu sırada içeriye doktor Neşet Ömer ve Salih Bozok girer. Atatürk heyecanını onlarla paylaşır. ”Duyuyor musunuz”

“Evet Paşam” derler gözleri dolarak “Duyuyoruz…”Onlar,Cumhuriyeti emanet ettiğim gençlerimiz..” der

gururla Atatürk. Sanki bir anda iyileşmiş, güçlenmiş gibidir.

Oysa Atatürk’ün odasının yanındaki nöbet odasında Kılıç Ali, pencereyi açmış, gençlere “Gidin!” diye işaret etmektedir. Gençler iyice coşmuştur.

”Yaşa Atatürk, Varol Atatürk!” diye bağırmakta, bazı gençler vapurdan suya atlayarak, saraya doğru yüzmeye çalışmakta, ”Atamızı görmek istiyoruz!” diye haykırmaktadır.

Atatürk “Çocuklarımı görmek istiyorum. Buraya kadar gelmişler, hiç değilse onlara el sallamalıyım, beni pencereye götürün!” emrini verir. Doktor Neşet Ömer “Fakat Paşam…” diyecek olur, Atatürk doktorun itirazına sertçe yanıt verir: ”Nedir fakat? ”Doktor susar. Salih Bozok hemen pencere önüne

bir koltuk koyar. Sonra Atatürk’ü giydirirler.Bu giyinme ona büyük ıstırap verir, ama yüzünden boncuk boncuk terler süzüldüğü halde, sesini çıkartmaz.

Sonra nöbet odasından koşup gelen Kılıç Ali’nin de yardımıyla Ata’yı penceredeki bir koltuğa götürüp oturturlar. Atatürk giyinmiş, başı dik, sanki hiç günleri sayılı bir hasta değilmiş gibi, gençlere gülümseyerek el sallar. Gençler Atatürk’ü pencerede görünce, iyice coşarlar ve sanki denizde kıyamet kopar. Hep beraber alkışlayıp, ”Büyük Atatürk” diye haykırdıklarında, yer gök inler. Gençlerden birkaçı daha üniformalarıyla vapurdan atlayarak Ata’larına doğru yüzmeye, marşlar söylemeye başlar. Bu manzarayla fevkalade duygulanarak ağlayan Atatürk’ün gençlere salladığı eli, gittikçe gücünü kaybederek yana düşer… Gözyaşları içerisinde “Yoruldum…” der. Kılıç Ali ve Salih Bozok, onu koltuğu ile kucaklayarak, yatağının yanına getirirlerken, dışarıdan gelen tezahürat sesi, gittikçe yükselmektedir.

Paşanın “Onları gördüğüm için mutluyum” derken, yumduğu gözlerinden ip gibi yaşlar süzülmektedir…

Tarihimizi gençlerimize unuturmayalım.Bilhassa Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk olmak üzere bu Cumhuriyeti kurmak için her türlü fedalarlık yapan tüm büyüklerimizi sevelim ve onun yolundan ayrılmayalım.Biz eğer bu gün böyle rahat ve huzurlu bir şekilde yaşıyorsak Cumhuriyeti kuran Türk Büyüklerinin sayesinde yaşıyoruz.Cumhuriyetimize sahip çıkalım.Saygılarımla.

Etiketler:
Paylaş Tweetle Paylaş Paylaş Paylaş

Yazarın Diğer Yazıları

CHP Soma Gençlik Kolları Başkanı Görevinden ve Parti Üyeliğinden Ayrıldı Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Soma İlçe Gençlik Kolları Başkanı Av. Serdar Alp Yıldırım, ...
CHP Soma Gençlik Kolları Başkanı Görevinden ve Parti Üyeliğinden Ayrıldı
Soma Çimento, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Arasında İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı 2025 yılı Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi ...
Soma Çimento, Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Arasında
İYİ Parti’den Ekonomik Krize Karşı Ortak Çözüm Çağrısı Soma için kapsamlı bir "ADİL DÖNÜŞÜM ve YENİ KALKINMA PLANI" gecikmeden hayata geçirilmel...
İYİ Parti’den Ekonomik Krize Karşı Ortak Çözüm Çağrısı
Başkan Okur, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısına Katıldı İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı'nda devam eden 324 kamu projesi değerlendirildi, Soma B...
<strong>Başkan Okur, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısına Katıldı</strong>

Yorum Yazın

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Yorum Yazmak İçin Giriş Yapmalısınız..

Renkli Deneme

Soma’da 15 Temmuz Tarih Bilimi Perspektifiyle Ele Alındı Mahallelere Afet Konteyneri Dönemi Soma’daki Emekliler, “Gerçek Enflasyon Pazarda, Markette” Şehit Yakını ve Gaziye Protokolden Ziyaret Kömür Kentlerinin Geleceği Meclis’te Reddedildi
  1. Soma’da 15 Temmuz Tarih Bilimi Perspektifiyle... Soma’da 15 Temmuz Tarih Bilimi Perspektifiyle Ele Alındı
  2. Mahallelere Afet Konteyneri Dönemi Mahallelere Afet Konteyneri Dönemi
  3. Soma’daki Emekliler, “Gerçek Enflasyon Pazarda, Markette” Soma’daki Emekliler, “Gerçek Enflasyon Pazarda, Markette”
  4. Şehit Yakını ve Gaziye Protokolden Ziyaret Şehit Yakını ve Gaziye Protokolden Ziyaret
  5. Kömür Kentlerinin Geleceği Meclis’te Reddedildi Kömür Kentlerinin Geleceği Meclis’te Reddedildi

YAZARLARIMIZ

-PERİSKOP-Bismillah diyerek başlıyoruz.. Başlarken de Allah’tan hayır düşünüp hayır söyletmesini......
-PERİSKOP-
Anadolu Vakfı Burs Başvurusu İçinSon Gün: 30 EylülAnadolu Vakfı’nın gençlere 40 yılı aşkın süredir eğitim desteği verdiği......
Anadolu Vakfı Burs Başvurusu İçinSon Gün: 30 Eylül
ÇUKURGeçmişten günümüze paylaşılamayan, sorunları çözülemeyen Ortadoğu… Geçmişten günümüze paylaşılamayan, sorunları......
ÇUKUR
TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADININ YERİTÜRK KÜLTÜRÜNDE KADININ YERİ Bundan yy’lar önce İslamiyet öncesi Türk......
TÜRK KÜLTÜRÜNDE KADININ YERİ
LOZANLozan antlaşması Türkiye Cumhuriyetinin kurucu belgesi ve tapusu niteliğindedir. Bu......
LOZAN
  • Güncel
  • Manşetler
  • Soma
  • Kırkağaç
  • MANİSA
  • Kınık
  • Seri İlanlar
  • Firma Rehberi
  • Spor
Soma Gündem’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Görüş ve önerileriniz için somagundem@hotmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Ya da Soma Gündem sosyal medya hesaplarımıza (instagram, facebook, twitter)
Copyright © 2015 - Soma Gündem Her Hakkı Saklıdır.

Tasarım ve Programlama: Ajans5.Net